Ufak bir -yeniden- merhaba…

Pardus’tan ayrıldığım 2011 sonunda blog yazılarım da seyrekleşmeye başladı. Pardus ile ilgili birkaç yazı, sonrasında Pardus yazmamak üzerine bir tövbe, “Bir devrin sonu” … Bir ara daha ve 2015’de yeniden yazma çabaları… Eski ritmi, melodiyi, armoniyi bulamadım 🙁 Belki blog modası geçti, belki benim yazma hevesim, belki yazacaklarım azaldı… Belki de çok bir nedeni yoktu,…… Okumaya devam et Ufak bir -yeniden- merhaba…

Yayım tarihi
kişisel, LAV olarak sınıflandırılmış

Arkadaşım Sayın Tekman

Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım! Ne zulüm, ne ölüm, ne korku başımı eğemez! Yalnız senin elini öpmek için eğilir başım Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım Şiir sevmem, anlamam da; büyük olasılıkla anlamadığımdan sevmem. Neyse, babamın ölümünün hemen ardından bir arkadaşım bu şiiri gönderdi ve -ben bile- dayak yemişe döndüm. Sayın Tekman’la ilişkimi bu kadar güzel anlatan ve bu…… Okumaya devam et Arkadaşım Sayın Tekman

Yayım tarihi
kişisel olarak sınıflandırılmış

Rehabilite Olan Eski bir Çalıcının Seyir Defteri

Tam bir yıl olmuş, Çaldım, Ama Sor Bakalım Neden Çaldım diye yazalı, Facebook anımsattı. Bir yılda neler değişmiş hızla gözden geçireyim istedim. Hızlı bir özet geçeyim, bir kısmı teknik, yazının sonunda maliyet bilgileri ve tam sistem var, isteyen oraya zıplasın… Digiturk kutumu geri verdim. Zaten ulusal yayınları izlemiyordum, yalnızca İzTV, biraz Home & Entertainment’ta yemek…… Okumaya devam et Rehabilite Olan Eski bir Çalıcının Seyir Defteri

Memleketimden e-Ticaret Manzaraları

Sanırım 1998 yılında tanıştım e-ticaret ile, ve yanlış anımsamıyorsam Amazon ile oldu. Amazon’dan neler neler ısmarlamadım, kitaplar, CD’ler, DVD’ler, sonra envai çeşit elektronik (fotoğraf makineleri, video kameralar, …)… Sonra, tam neden anımsamıyorum, yeni bir Amazon hesabı açmam gerekti, iki hesabı birleştiremiyorum (şirket politikaları), ve 18 yıllık tarihin bir kısmı gizlide kaldı. Şimdi girip baksam görürüm…… Okumaya devam et Memleketimden e-Ticaret Manzaraları

Ankara Klasikleri

Bu aralar kimi keyif ve kimi ailesel sebeplerle sık sık Ankara’ya gitmeye başladım, önümüzdeki aylarda da devam edecek gibi duruyor bu durum. Pardus zamanı hemen her hafta bir Ankara seferim vardı ve o aralar doğup büyüdüğüm bu şehirden nefret etmeye başlamıştım. Şehrin köyleşmesi (hayır, İstanbul “megaköy” değil, İstanbul bir kasaba, zihniyet açısından), yağmalanması, pis iş…… Okumaya devam et Ankara Klasikleri

Yayım tarihi
kişisel, seyahat olarak sınıflandırılmış